Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa(s.a)nın Sevdiği Yiyecekler

   Sevmek ve sevginin bir gereği olan sevgilinin sevdiklerini sevmek, onu takdir etmek,  onu örnek almak,  sözlerini dikkate almak, onun istediği gibi yaşamak, sevgimiz sebebiyle sevdiğimize olan sorumluluklarımızdan bir kaçıdır. İkili ilişkilerde bu konulardaki hassasiyet neredeyse ilişkinin kaderini belirler, ömrünü uzatır veya ilişkinin bitmesine vesile olur.

  Pekâlâ, sevgimizin gereklerini sadece eşimiz, çocuklarımız, akraba ve dostlarımızla veya o konumdaki kişilerle mi sınırlandırmalıyız. Elbette ki hayır, İslam terbiyesi içinde büyümüş, her kişi Sevginin Sahibini(C.C)  ve O’nun en çok Sevdiğini(S.A.S)  sevmekle başlar sevgiye. Bu bütün sevgilerin kaynağı olmakla birlikte bütün sevgileri de içinde barındırır.

Sevdiğinizin sevgisiyle hem hal olduğunuzda artık, siz de siz kalmaz, siz sadece sevdiğinizden ibaret olursunuz. Sevdiğiniz gibi yürür, sevdiğiniz gibi görür, sevdiğiniz gibi bakar, sevdiğiniz gibi yaşar, sevdiğinizi severek yediği şeyleri yer, yemediklerini beğenseniz bile yemekten feragat edersiniz. Sevdiğinizle hemhal olma sürecindeki başlangıç ise, önce yemekle başlar. Yemek alışkanlıklarınız ve kültürünüz siz de var olan her şeyden önce ve çabuk değişebilen manevi bir organımız hükmündedir.

 Yemeğinize ve bu husustaki alışkanlıklarınıza hitap edenler, sofranızda var olanlar, aslında sizin beyninizden kalbinize, kanınızdan damarlarınıza, ruhunuzdan aklınıza kadar her şeyinize hükmetme vazifesini ifa ediyorlardır. Bu vazifenin iyi mi yoksa kötü mü olduğu, size hitap etmesine izin verdiklerinizin varlıkların en şereflisi olup olmadığına; insanlığa mı, yoksa insafsızlığa mı hizmet ettiğine bakılarak karar verilmelidir.

Bu hususta ise en büyük, en yetkili ve en doğru sözlü olan, her şeyin yaratıcısı ve bütün inanç sistemlerini yaratan,  her şeyi en iyi bilen, yarattığı şeylerin  hikmetini sadece kendi bilen Allah’ü Teâlâ’nın,  doğru bir yaşam tarzı ve hayat felsefesi arayanlara en mükemmel bir örnek olarak yarattığı,  bizlere bahşettiği O Kutlu Tavsiyesine(s.a.s) mutlaka bakmak gereklidir.  Eğer biz O’nu sevdiğimizi iddia ediyorsak bu iddiayı ispat etmek zorunluluğuna (ispatlama Allah ve Resulüne olmalıdır, bu da ancak ihlas ile olur. Bunu ilerleyen yazılarımda inşaAllah paylaşacağım.)  göre hareket etmeliyiz. Sevdiğimizin gereklerini yerine getirmeliyiz. O’nun(s.a.s) gibi yürümeli, O’nun(s.a.s) gibi konuşmalı, her şeye O’nun(s.a.s) gibi bakmalı, O’nun(s.a.s.) yediklerini severek yemeli, O’nun( s.a.s) yemediklerinden asla yememeliyiz.  O’nun (s.a.s) tavsiyelerini emir, uyarılarını da kesin ve keskin bir ikaz algılamalıyız. Kısaca Sevgilimizi (s.a.s) seviyorsak O’nun(S.A.S) yaşadığı gibi yaşamalı, O’nun (s.a.s) yaşadığı gibi yaşamak için ise O’nun(s.a.s) yediği gibi, O’nun (s.a.s)yediği şeyleri, O’nun(S.A.S)  yediği miktarda yemeliyiz.

İmam Suyuti Hz.nin Camiu-ssagır adlı eserinde Sevgili Peygamberim Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) Efendi’min o kutlu sözleri olan Hadis-i Şerifleri bizlere neşretmiştir.

Bu eserdeki bazı hadisleri sizlere paylaşmanın tarifsiz mutluluğunu nasip eden Rabbime sonsuz teşekkürler ediyorum. En doğru sözlü ve Allah’ın yarattıklarını Allah’ a olan sevgisinden dolayı çok ve sonsuz bir sevgiyle seven, fakat ‘Müminlere pek çok acıyıcı ve şefkatli olan’ Güzeller Güzeli Efendimin (s.a.s) sevdiği yiyecekleri bilmemizin de çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Peygamber Efendimizin sevdiği yiyecekler denince aklımıza bizlerin yemeği nefsi ve şehevi duygularla sevdiğimiz gibi sevmesi asla düşünülemez. Haftanın Pazartesi ve Perşembe günlerini sürekli oruçlu geçiren, sadece bir kuru hurmayla veya sadece bir tas su ile iftar ve sahur yapan, günlerce bir tas sudan başka hiçbir şey girmeyen o mübarek midesinin ağrımasına ve sarkmasına tahammül etmek için mescide giderken mübarek karnına taş bağlayan, Allah’ın rızık ihsan ettiğinde ise fakirler, yoksullar, ilim öğrenenler,  çocuklar, yaşlılar, kadınlar, arkadaşları ve mübarek ailesi rızıklandıktan sonra  rızıklanmayı tercih eden Bir PEYGAMBER ‘den bahsettiğimi asla unutmamalıyız.

Hadis-i Şeriflerde,  Hz.Aişe (Ayşe) Validemiz ve Sahabenin önde gelenlerinin Efendimiz’in en sevdiği yiyecekleri bizlere aktarırken, Efendimiz(s.a.s)’in sevdiği yiyecekler denilmesi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in en çok merhametli ve şefkatli olduğu bizlerin bedeni, ruhi, akli, imani ve ahlaki hususlarda ve daha bilemediğim pek çok hususlarda hakkımızda  çok büyük fayda ve yararları barındırmasındandır…

Camiu’s-Sağir isimli mübarek eserden aciz bilge kamile’nin derlediği; kelimelerin ve O’na intisab edenlerin O’nunla kıymetlendiği o kıymetli kelimelerle sizleri baş başa bırakmadan evvel, yukarıdaki hatırlatmalarımı dikkate almanızla birlikte Efendim Hz. Muhammed (s.a.s)’in bu yiyeceklerden dünya hayatında acaba kaç kere yiyebildi diye düşünmemizi önemine binaen tavsiye ediyorum.

 

Bismillahirrahmanirrahim.

Allahümme Salli Ala Seyydina Muhammedin ve Ala Ali Seyyidina Muhammed

Peygamber Efendimiz(s.a.s.) en sevdiği hurma cinsi Medine Hurmalarıydı.

Peygamber Efendimiz(s.a.s) içeceklerden en çok sevdiği ve içtiği süt idi.

Peygamber Efendimiz(s.a.s) en sevdiği yemek tiritti (et suyu ve ekmeğin bir araya gelmesinden oluşan bir nevi yemek) ve keş (kurutulmuş süzme yoğurt), yağ ve hurmadan yapılmış Arapların HEYS dediği bir yemekti.

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) meyvelerden en çok sevdiği yaş hurma ve karpuzdu.

Peygamber Efendimiz (s.a.s.)  koyunun ön kollarını yemeği çok severdi.

Peygamber Efendimiz(s.a.s) etlerden en çok, kürek kemikleri arasındaki eti severdi.

Resulallah (s.a.s.) üst üste birkaç gece yemek yemeden yatarlardı, ev halkı da akşam yemek için bir şey bulamadığı olurdu. Onun en çok sevdiği gıda, arpa ekmeği idi.

Peygamber Efendimiz(s.a.s.) kabağı severdi.

Peygamber Efendimiz(s.a.s.)  helva ve balı çok severdi.

Peygamber Efendimiz(s.a.s.) kaymak ve hurmayı severdi.

Peygamber Efendimiz(s.a.s) salatalığı çok severdi.

Peygamber Efendimiz(s.a.s) süte ve hurmaya –iki temiz- diye isim verirdi.

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) soğutulmuş tatlıyı çok severdi.

Peygamber Efendimiz(s.a.s.) soğan, sarımsak ve yabani pırasayı yemezdi.(Bazı rivayetlerde mescide gideceği zaman yemezdi, bazı hadislerde ise pişirilmeden yemezdi olarak bizlere aktarılıyor.)

Karnını doyuracak kadar hurma bulamadığı sık sık olurdu. Bununla beraber yedeğinde hiç hurması yoktu.

Elfü Elfi Salatin ve Elfü Elfi Selamin Aleyke Ya RasulAllah

(Anlamı: Milyon kere milyon salat ve milyon kere milyon selam olsun sana ey Allah’ın Resulü.Amin Alemlerin rabbi olan Allah’a hamd olsun.

Amin  V’Elhamdülillahi Rabbil Alemin.

Bilge Kamile      

Not; Sevgili Peygamberimin (s.a.s) sevdiği yemeklerin tariflerini yakında gerçek tarife uygun olarak sizlere İnşaAllah aktaracağım. Yeni bir yazımda görüşmek üzere.






Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !