Sessizliğimin Sesiyle...

 

Söz gümüşse sükût altındır, demiş ya büyüklerimiz; Bende o ‘Altın Dönemi’ yaşıyorum sessizce. Küçük oğlumun bu hafta bademciklerinin iltihaplanması, büyük oğlumun gribal rahatsızlığı ile birlikte beni de ziyaret eden farenjit neticesinde, çocuklarım ve eşimle sessiz ve derinden iletişimdeyim :)

Sabah kalktığımda hafif kısılan sesimle büyük oğlumu, okuluna yolladım o tatlı yanaklarından öperek.

Akşama kadar anne-oğul iki hasta biraz mola verdik. Arada bir şirin şirin sarılıp, ‘Annecim ben seni çok şeviyoyum, yütfen iyileş tamam mı?’  demesi anne olmamın verdiği sorumluluk ve mutluluğumu daha da perçinleştirdi.

 Akşam büyük oğlum gelince kulağına sessizce dedim ‘Hoş geldin aşkııım!’

Oğlum ‘Efendim annecim, neden böyle konuşuyorsun!’

Eşim ‘Oğlum annen biraz hasta olmuş, bu yüzden de sesi kısılmış.’

Oğlum üzerini değiştirdikten sonra, yanıma geldi, sarılarak ‘Annecim ben seni çok seviyorum, hep böyle konuşamayacak mısın?’

Ben ‘Hayır inşallah iyileşeceğim’ diye fısıldadım kulağına.

Omzumdan o tatlı başını kaldırıp,’O zaman Allah sana şifa versin demeliyim değil mi annecim. Sende Allah’a ‘ŞAFİİ’  de,  O seni iyileştirir. Tamam, mı annecim!’  dedi o güzelliğiyle canım yavrum.

Hastalandıklarında onlara verdiğim tavsiyeleri,  bana o şirinlikleri, akıllılıkları ve zekâlarıyla ve en önemlisi sevgisiyle sunan yavrularımın annesi olma bahtiyarlığından ötürü Rabbime ne kadar şükretsem azdır. Ne güzel bir şey verdiğiniz sevginin boşa gitmemesi,  karşılığının sevgi olarak geri dönmesi…

Bu moralle gecenin dördünde, sözün kıymetini de sükûtun kıymetini de düşünerek sessizce yazıyorum.

Bu sessizliğimle birlikte;  CUMAMIZIN MÜBAREK ve HAYIRLI OLMASINI HEPİMİZE DİLİYORUM,

 Sevgili takipçilerim ve misafirlerim…

Bilge Kamile

 






Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !